21 Eylül 2018 Cuma

Tarihçe

Tarihçe

 

            Hilvan, M.Ö. 4.000 yıllarına dayanan eski bir tarihe sahiptir. Halk arasında Pala Gır olarak adlandırılan ve yerleşim yeri olan höyük, Neolotik Çağa uzanan ilk yerleşke olarak bilinmektedir. 

 

          19. Yüzyılın başlarında aşiretlerin yeniden gelişerek yaşam alanına dönen Hilvan, höyük yakınlarında bulunan ve tahıl işlemek âmâcıya kullanılan bazalttan yapılmış dibekten dolayı Karacurun (Cırne Reş) adını almıştır.

 

          Uzun süre Karacurun adıyla anılan Hilvan, daha önce bölgenin en eski nahiyesi olarak bilinen Hoşin’e uzun süre bağlı kalmıştır. 30.05.1926 yılında 877 Sayılı Kanunla; bağışlamak ve affetmek anlamına gelen Hilvan adıyla Urfa’ya bağlı ilçe olmuştur

 

        Hilvan’a bağlı birçok kırsal mahallede bulunan höyüklerde çeşitli çanak çömlek ve tarihi kalıntılara rastlanmıştır. Şimdiye kadar bilimsel arkeolojik kazılar yapılmadığından dolayı tarihçesi hakkında net bir bilgi bulunmamaktadır.

  

       Düz bir ova şeklinde verimli arazilere sahip olan Hilvan’ın 5’i merkez olmak üzere toplam 69 mahallesi bulunmaktadır. 

      





 

Tarihi ve Kültürel Değerlerimiz

            Nevali Çori 


            GAP Projesi ile baraj sularının altında kalan Hilvan’ın Kantara Bölgesindeki Nevala Çori höyüğü M.Ö. 8500- 8000 tarihlerine uzanmaktadır.  1983 yılında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında, Heidelberg Üniversitesi’nden Prof. H.Hauptmann danışmanlığında başlamış kazı çalışmalarında elde edilen bulgularda, Nevala Çori’nin  dinsel bir merkez olduğu kabul edilmiştir. Kazılarda ilk Tunç, Kalkolitik ve Akeramik Neolitik dönemlere ait tabakalara rastlanmıştır. Yapılan kazılarda dünyanın ilk heykeli olarak kabul edilen kireçten yapılmış insan kafası figürü Göbekli Tepe’ye giden tarih yolunun başlangıcı olarak kabul edilmektedir.